YENİDEN DOĞMAK

YENİDEN DOĞMAK

Önceki yazılarımda kişinin kendisiyle ilişki içinde olmasının önemi üzerinde durmuş ve kendi gerçeği üzerine kurulmayan yaşamların ‘mış gibi yaşamlar’ olacağını ifade etmiştim. ‘Mış gibi yaşamlar’da kişisel bütünlük yoktur. Kişisel bütünlüğün olmadığı insanlar etkili değildir ve yaşamlarında anlam ve coşku bulamazlar. ‘Mış gibi bir yaşam’dan sakınmak için ne yapılmalı? Bu soruyu bir hayvanın yaşamı için sormak saçma olur. Yani, “Kuşun kuş olarak yaşaması için nelere dikkat etmesi gerekir?” “Kedinin kedi olarak yaşamını sürdürmesi için hangi konularda bilincini geliştirmeli?” soruları saçmadır. Çünkü kuş veya kedinin başka türlü olma olanakları yoktur. Başka türlü olabilecekleri bir farkındalık geliştiremezler; farkındalık geliştirecekleri bilinç düzeyleri yoktur. Böyle bir bilinç düzeyi kuş veya kedi türünde olmadığı için bir “kuş kültürü” veya “kedi kültürü” oluşturamamışlardır. Bu nedenle kedi dünyanın her yerinde kedi olarak miyavlar, köpeğin havlaması dünyanın her yerinde köpek havlamasıdır.
——
Dil ve kültür olayı insanoğlunun yarattığı bir gerçekliktir. Biz insan olarak bu dünya içine doğarız ve içine doğduğumuz dil ve kültür bizim “kim olduğumuzu” doğarken beraber tanımlamaya başlar. Çocuklar doğduklarında yalan söylemesini bilmezler. Doğruyu söylemek, bildiklerini ve gördüklerini, yani kendi gerçekliklerini olduğu gibi ifade etmek, suyun meyilli bir zeminde akması gibi, çok doğal bir olaydır. Ama büyüme süreci içinde çocuk kendi gerçeğini ifade etmekten korkmasını ve bu nedenle ‘yalan’ söylemesini öğrenir. İçinde yetiştiği toplum yalan söyleyeni ödüllendiriyorsa, çocuk da zaman içinde yalan söylemeyi bir meziyet olarak görmeye başlar. Kafasının ve gönlünün zenginliğine çok değer verdiğim bir dostum geçenlerde anlatmıştı: (isimler değiştirilmiştir).
——
Yedi yaşındaki yeğenim Burak ve onun yaşıtı Ali yazlık evin bahçesinde oynuyorlardı. Sıcak yaz gününe uygun oyun şöyleydi: Bahçedeki hortumu açmışlardı, sırayla hortumu ellerinden tutuyorlardı ve bu tutuş ile su yerden belirli bir yükseklikte akıyordu. Oyunun amacı gereği, suya dokunmadan onun üstünden atlayan artı puan alıyordu. Biri atladıktan sonra diğeri aynı yükseklikte suyu tutuyor, eğer her ikisi de atlıyor ise, suyun yüksekliği bir derece artırılıyordu. Ali dürüst bir çocuk olarak Burak atlarken hortumu hiç kıpırdatman suyu aynı düzeyde tutarken, Burak, Ali atlarken tam atlayış sırasında hortumun ucunu hafifçe yukarı kaldırıyor ve suyun yüksekliğini artırıyordu. Bahçede benimle oturan Burak’ın teyzesi bunu gördü ve “Burak, doğru dürüst oyna; oyunda hile yapma!” dedi. Burak, “Ben bir şey yapmıyorum; ne yapıyorum ki?” diye yaptığını saklamaya çalıştı. Teyzesi, “Sen ne yaptığını çok iyi biliyorsun!” dedi. O sırada bahçede oturmakta ve gazetesini okumakta olan Burak’ın dedesi, “Bırak çocuğa dokunma; hayatta ancak öyle başarılı olunur, çocuğu engelleme,” diye müdahale etti., “Ama, baba. . . . .” diye konuşmaya çalışınca, “Kızım ben ne çektiysem dürüstlüğümden çektim; bırak çocuk iş bitirici olsun,” diyerek konuşmayı noktaladı.
——
Aktarılan bu gözlemdeki Ali ve Burak doğduklarında her ikisi de alavere dalavere bilmiyorlardı. Ali bir aile ortamında büyüdü, Burak bir başka aile ortamında büyüdü. Ve farklı örnekler gördüler, farklı etkileşim ortamlarında bulundular. Yani iki farklı kültür ortamında büyüdüler ve bu ortamın değerlerini davranışlarında yansıtmaya başladılar. Eğer Burak son üç makaledir dile getirdiğimiz konulara önem veren bir insan olmaya karar verirse, kendi iç dünyasını yeni baştan inşa etmesi gerekir. Kişisel bütünlük içinde bir aile, bir iş, ve sosyal dünya oluşturmak onun için önce kendini değiştirmekle başlayacaktır. Ve bu değişim hiç de kolay bir iş değildir. Burak kendi benliğiyle safça ilişki kurmayı başarabilirse, bu başarı onun kendine vereceği en önemli ‘hediye’ olacaktır. Çünkü böyle bir değişim onun yaşamının her yönünü anlamlı ve coşkulu kılacaktır. Ama bu değişim kolay değildir. Kişinin ikinci kez doğması anlamında, kendini yeniden inşa etmesi gerekmektedir.
——
SAVAŞÇI kitabında kişisel bütünlüğün üç düzeyi üzerine Arif öğretmenle kurduğum sohbette bunu ele alıyorum ( s. 109): Savaşçının Kişisel Bütünlüğü —Daha önce kişisel bütünlük ile algılama arasındaki ilişkiden ve bu arada iki koşuldan söz ettik. Kişinin gerçek olarak algıladığı ile kişisel bütünlük arasındaki ilişkide nelere dikkat edilmesi gerektiğini irdeledik. Şimdi konuya biraz daha derinlemesine girmek istiyorum. Zaten sizin de istediğiniz bu, değil mi, yani felsefe değil, kişisel bütünlük üzerine konuşmak istiyorsunuz?—Evet, öyle. —Peki, öyleyse şimdi kişisel bütünlüğün üç düzeyinden söz edelim. Özü, Sözü, Doğru olmak -Bunlardan ilki, “olduğun gibi konuşmak, ve konuştuğun gibi davranmak,” biçiminde özetlenebilir.
——
“Bu düzeyde insan şimdi söyleyeceğim üç şeye özen gösterir: “Bir, iç dünyasının farkında olmaya özen gösterir. Bunun en güzel örneğini, savaşçının niyetinin sürekli bilincinde olmasında görürüz. . . . .”İki, ağzından çıkan sözün iç dünyasındaki duygu ve düşüncelere ters düşmemesine, onları geçersiz, sahte, yok duruma düşürmemesine özen gösterir. Bu bilinç içinde kişi eğer öfkeli ise, güler yüzle mutlu imiş gibi konuşmaz; eğer konuşmaya karar verirse, bu konuşma onun iç dünyasına ters düşen, onun iç dünyasını yok sayan bir konuşma değildir. Farkında olduğu bütün her şeyi hesaba katarak, niyetinin doğrultusunda stratejik olarak konuşur. . .
—Savaşçının özen gösterdiği üçüncü şey de, eyleminin sözü ve iç dünyası ile çelişki göstermemesidir.
—Hocam, bu bizim Mevlana’nın sözüne gelmiyor mu: Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol. Sanırım böyle bir sözdü.
—Evet, geliyor. Aynen.
—Bu kişisel bütünlüğün birinci düzeyi, öyle değil mi? Üç düzeyi olduğundan söz etmiştiniz.
—Evet, daha bu ilk düzeyde savaşçı ile, savaşçı olmayan arasındaki fark kendini belli eder.—Bunu görebiliyorum, Doğan Bey. Kişisel bütünlüğün diğer düzeyleri neler?
Değerler Ve İlkelerle Ahenk İçinde Yaşamak
—Kişisel bütünlüğün ikinci düzeyi, inandığın değerler ve ilkelerle ahenk içinde yaşamaktır.
—Hocam, bunun birincisinden farkı ne?
—Birincisi, “olduğun gibi konuşmak ve konuştuğun gibi davranmak,” idi. Kişi kendi iç dünyası ile tutarlı bir konuşma ve eylem oluşturuyor. İkincisinde ise, kendi iç dünyasını, fenomenini, belirli değerler ve ilkelerle ahenk içinde tutmaya özen gösteriyor. . . .
—Sözünü ettiğiniz bu temel değerler, sevgi, hakkaniyet, hizmet, onura saygı gibi, daha önceki kitaplarınızda sözünü ettiğiniz değerler, değil mi?
—Evet.
—Böylece savaşçı, kendi iç dünyasını da başıboş bırakmıyor. İç dünyasını, yani duygu ve düşüncelerini, gözlemleyen bilinci ile süreçleyerek bu iç dünyanın hangi temel değerleri yansıttığını, yaşattığını gözlüyor.
—Yani, bu değerleri kendi fenomeninde yaşayan gerçekler olarak tutuyor. Eğer iç dünyasında sevgi yok ise, bunun farkına vararak, sevgiye yönelik bir seçim yapıyor. Ve o seçim sayesinde sevgi onun iç dünyasında yaşayan bir değer haline geliyor. . . .
—-
Bir Duruş İçinde Olmak
—Hocam, kişisel bütünlüğün üçüncü düzeyine geldik. Şimdi onu duymaya hazırım.
—Kişisel bütünlüğün bu düzeyinde savaşçı kendini bir duruş içinde görür. Bu duruş gelecekte yaratılmak istenen bir olanağa kendini adamaktan, bu olanağı yaşatma sorumluluğundan kaynaklanan bir duruştur.
—Doğan Hocam, bir şey anladıysam Arap olayım derler, ya! Şimdi valla öyleyim. Hocam, siz Çince konuşsanız, belki daha çok anlardım.
—Çince bilmiyorum, ama, İngilizce söylüyor olsaydım, şöyle söylerdim: “Taking a stand, creating a possibility and taking full responsibility in living that possibility.”
—Hocam, bu bana hiç yardım etmedi.
—Edeceğini pek tahmin etmemiştim zaten. Arif Bey, burada önemli birkaç kavram var, onların her birini teker teker ele almalıyım. . .
——
Tabii, bu makalede Arif öğretmen ile olan sohbetimin tümünü vermeme mekan izin vermiyor. Ama yeniden doğmak demek şudur: Kişi kendi yaşamında yaratmak istediği geleceğin temelindeki değerleri bilinçli olarak seçer ve bu değerlere düşüncesi, sözü ve davranışıyla uygun yaşar. Yeniden doğmak budur. Sevgili dostumun mektubunda sözünü ettiği insanın kendine verebileceği en büyük hediye de bu olsa gerek.
Doğan Cüceloğlu (15/01/2006)
Bir şunu diyen bir yazı'YENİDEN DOĞMAK...' görseli olabilir
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Merhaba! Bugün Oğlak burcunu bekleyen enerjiler, iş hayatında başarılı olmak için uygun bir zaman olabilir. Sabırlı ve kararlı yaklaşımlarınız sayesinde hedeflerinize daha da yaklaşabilirsiniz. Ayrıca duygusal konularda da daha dengeli bir tutum sergileyerek ilişkilerinizde olumlu gelişmeler yaşayabilirsiniz. Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin, bugün kendinizi şımartacak aktiviteler yaparak stresinizi azaltabilirsiniz. Keyifli bir gün geçirmeniz dileğiyle!

KOVA BURCU YORUMU

Bugünün Venüs-Mars bağlantısı, haritanızın en dinamik iki açısını kesiyor, bu nedenle yaratıcı bir çabada başarılı olmak istiyorsanız, şimdi ona en iyi şansı vermenin tam zamanı. İnsanların fikirlerinize ne kadar açık olduklarına şaşırabilirsiniz.

BALIK BURCU YORUMU

Bugün duygusal olarak daha hassas olabilirsiniz. İnsanlarla iletişimdeki inceliğiniz sayesinde yanınızdakilere destek olabilir, onları rahatlatabilirsiniz. Ancak, kendi duygusal ihtiyaçlarınızı da göz ardı etmemelisiniz. İçsel dengeye odaklanmak ve kendinize zaman ayırmak için fırsatlar yaratın. Enerjinizi doğru yönlendirmek, hobilerinize zaman ayırmak veya rahatlama teknikleri kullanmak size iyi gelecektir. Kendinizi yeniden motive etmek için yapıcı düşüncelere odaklanın ve geleceğe umutla bakın.

YAZARLAR / Tümü
admin: hafta sonları gitmeli
2023-07-15 00:59:20
İlhan erdinç: Kaleminize sağlık👏👏👏
2023-02-23 09:35:47