Kurt: ‘Kültürümüzü ulusaldan evrensele taşımak istiyorum’

Kurt: ‘Kültürümüzü ulusaldan evrensele taşımak istiyorum’

Devlet Tiyatroları’nda birçok görevde bulunan ve bugüne kadar tiyatroda önemli rolleri canlandıran Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ile Tiyatro Gazetesi’ne özel keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

SERAP ATKAN- Pandemi sürecinden olumsuz etkilenen sektörden biri de hiç şüphesiz tiyatrolar oldu. Özel tiyatroların maddi beklentileri devam ederken Türkiye’nin en önemli ve en köklü kültür sanat kurumlarından biri olan Devlet Tiyatroları’nın bu süreçte nasıl bir yol izlediğini ve merak edilen tüm soruları Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ile konuştuk.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, Pandemi sürecinde “Kamyon Tiyatrosu” projesi ile Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini dolaştıklarını yaklaşık 12 bin çocuğu tiyatroyla buluşturduklarını ve bu projenin Devlet Tiyatrosu’nun sokağa çıkmasına yol açtığını söyledi. Öte yandan Devlet Tiyatroları ‘Cumhuriyet’in 100. Yılında Kadın’ adlı oyun yazma yarışmasından söz eden Kurt, “Yeni yazarlarımıza Devlet Tiyatrosu’nda yer açmak istiyorum. Bu sene yaptığımız Oyun Yazma Yarışması’nda yeni yazarları destekleyeceğiz. Bu yarışmayla hem sahnelerimize yeni yazar kazandırıyoruz hem de repertuarımızı zenginleştiriyoruz” diyor ve ekliyor “ Biz modern ve güzel bir ülkeyiz bizi sanatımızla tanısınlar yetenekli yaratıcı sanatçılarımız var o yüzden kültürümüzü ulusaldan evresele taşımak, bizim için önemli…”

Ayrıca Ankara’da bir Tiyatro Müzesi yapmak istediğini söyleyen Kurt, “Geçmişten bugüne yaptığımız oyun maketleri, kostümler ve aksesuarlara kadar kullandığımız 70 yıllık birikimi gücüm yeterse bir araya getirmek istiyorum” diyor.

İşte röportajımız

-Sahne sanatları alanında sayısız çalışmalarınız ve ödülleriniz var. Aynı zamanda Pandemi sürecinde başarılı uygulamalarla ilkleri gerçekleştirdiniz. Biraz sizi tanıyalım. Mustafa Kurt Kimdir?

Adana Devlet Tiyatrosu’nda 16 yıl sanatçı ve idareci olarak çalıştıktan sonra Ankara’ya tayin oldum. Devlet Tiyatroları’nın başrejisörlüğünü üstlenmiş bir yöneticiyim. Yaklaşık 35 senedir Devlet Tiyatroları’nın çeşitli bölgelerinde oyuncu, yönetmen ve idareci olarak yer alıyorum.

-Devlet Tiyatroları’nda bugüne kadar pek çok görevde bulundunuz. Yaşamınızda tiyatronun önemi ve yeri nedir?

Küçük yaştan bu yana tiyatroyu aşkla seven bir sanatçıyım. Tiyatro benim için olmazsa olmaz bir şeydir. İşini çok seven, işine âşık, işini büyük bir özveriyle yapan bir sanatçıyım.

– Devlet Tiyatroları’nın işleyişinden söz edebilir misiniz? Bir yılda kaç oyun düzenliyor? Bunları düzenlerken neleri dikkate alıyor? Ne amaçla hangi oyunlar sergileniyor?

Devlet Tiyatroları’nın 12 yerleşik 11 turne bölgesinde sahneleri var. Türkiye genelinde 23 bölgede 77 aktif kullandığı sahne sayısı var. Devlet Tiyatroları 150 oyun repertuarında barındırıyor. Yıl içerisinde 150’e yakın oyun sahneliyoruz. Her yıl yaklaşık 100’e yakın oyun yapıyoruz. Turne sahnesi olmayan bölgelere turne düzenleyerek 81 ile turne götürmüş oluyoruz. Repertuarı yaparken o bölgenin isteklerine göre bir repertuar oluşturuyoruz. Tiyatrolarımızın vitrini aynı zamanda o tiyatronun repertuarı anlamına geliyor.

– Devlet Tiyatroları’na yeni oyuncu alımlarınız olacak. Bu süreç nasıl gelişiyor?

Geçen sezon yaklaşık 400 mezun sanatçıyı istihdam etmeye başladık. 1200’ün üzerinde bir alım gerçekleştirdik. İhtiyaçlarımız devam ediyor. Türkiye’nin tüm bölgelerinde ihtiyaçlara göre bir planlama yaptık. Bu planlama doğrultusunda bir ilana çıktık. 700 sanatçı müracaatta bulundu. Tiyatroların ihtiyacı olan sanatçıları seçerek bölgelerimize istihdam edeceğiz.

-Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının en çok etkilediği sektörlerden biri de tiyatro sahnesi oldu. Bu süreçte Devlet Tiyatroları nasıl bir yol izledi?

Dünya büyük bir salgınla boğuşuyor. Mart ayında başlayan salgın süreci nedeniyle faaliyetlerimize ara vermek zorunda kaldık. Bu süreçte ne yapabiliriz diye düşündük. Ankara, İzmir, İstanbul ve Bursa’da “Kamyon Tiyatro” ile “Yaz Oyunları” gibi önemli bir projeyi hayata geçirdik. Zor bir süreç pek çok önlem alıyoruz fakat seyircinin de önlem alması gerekiyor. Pandemi sürecinde az kişilik oyunlarla Eylül ayında sahnelerimizi %50 kapasiteyle mesafeli olarak seyirciyle buluşturmak istedik. Vaka sayılarının yeniden artmasıyla sahnelerimize tekrar ara vermek zorunda kaldık.

Daha önce Devlet Tiyatrosu’nun repertuarında olup seyirciyle buluşan popüler oyunlarımızı yazarlarından izin alarak, Kültür Bakanlığı’nın YoutuBe kanalında seyirciyle buluşturduk. Bunun içinde hem Yetişkin hem de çocuk oyunlarımız vardı. Bazı çocuk oyunları 300 bine yakın izleyiciyle büyük bir rağbet gördü. Bunun dışında az kişilik oyunlarımızı dijitalde radyo tiyatrosu gibi seslendirerek dijitalde seyirciyle buluşturduk.



‘DİNAMİK VE YERLİ PROJE’

-İlk defa düzenlenen; “Nöbetçi Tiyatro” uygulaması ile Yerli- Yabancı oyun haftaları buluşması başlattınız. Aynı zamanda “Kamyon Tiyatro” projesi de çok yaratıcı bir proje oldu. İçinde yaşadığımız bu salgın sürecinde yürüyen sahne, tiyatroya yeni bir soluk getirdi diyebiliriz. Bu projeler devam edecek mi? Biraz bu projelerinizden bahseder misiniz?

Ben bir yönetici olarak proje yaratmayı seviyorum. Devlet Tiyatroları’nın repertuarında ki oyunları alıp seyircisiyle buluşturması rutin işi, yaptığımız projeler yapılan etkinliklere zenginlik katar. Türkiye genelinde sahnelenen klasik oyun haftaları ve yerli oyun haftalarını ayrı zamanlarda düzenliyoruz. Ankara’da sahnelerimizin çok olması büyük bir zenginlik, seyirciyi davet ettiğimiz zaman aynı anda birçok klasik eseri görme ve yerli yazarlarımızı görme şansı oluyor. Bu anlamda klasik oyun haftaları ve yerli oyun haftaları hem tiyatro açısından hem seyirci açısından dinamik ve yerli bir proje oldu. Şöyle düşünün ben bu projeyi ilk başlattığım zaman Ankara’da altı yedi tane Çehov oyununu seyirci izledi. Aralıklı yapabileceğimiz Vişne Bahçesi, Martı, Vanya Dayı, Sevgili Doktor, Çehov’un Küçük Oyunları gibi oyunları seyircinin görme şansı oldu. Ankara’da klasik oyun haftalarını yaptığımız zaman Eskişehir’den Polatlı’dan ve Konya’dan seyirciler geliyor. Yaklaşık bir haftada 14 bin seyirciye ulaşıyor. Yazar ismiyle gitmedik, mesela bir taraftan Lorca oynarken bir yandan Moliere’i ve Dostoyevski oynuyor. Böylece dünyanın büyük yazarlarını bir arada buluşturmuş oluyoruz.

Pandemiden dolayı özel tiyatrolar zor süreçten geçiyor. Devlet Tiyatroları olarak desteğiniz oluyor mu?

Kültür ve Turizm Bakanlığı müthiş bir destek veriyor. Sahne projesini ve turne destek paketi ile destekliyor. Devlet Tiyatrosu olarak biz de doğudan batıya bütün sahnelerimizi özel tiyatroların kullanımlarına açtık. Özel tiyatro hangi bölgeye turne yapmak istiyorsa sahne tahsisi yapıyoruz, bunun dışında özel tiyatrolara dekor kostüm başta olmak üzere oyuncu ile yönetmen desteği de sağlıyoruz.

‘YENİ SAHNELER HAYATA GEÇİRECEĞİZ’

-Yakın süreçte İstanbul, İzmir, Edirne gibi birçok şehirde sahne açtınız. Bu süreci bize anlatır mısınız?

Türkiye’nin doğusunda Van Devlet Tiyatrosu vardı, şimdi ise en batısında Edirne Devlet Tiyatrosu’nu hayata geçirmiş olduk. Gidenlerin hayran kaldığı Kervansarayın içinde bir tiyatro sahnesi inşa ettik. Türkiye’nin doğusundan batısına tiyatro sahnelerimiz oldu, bu müthiş bir zenginlik. Aynı zamanda Trakya Bölgesi’ne de sahne kazandırmış olduk. Bu bizim için önemli bir planlamaydı. Öte yandan Kayseri Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere herkesin elinden gelen desteği sunmasıyla Kayseri Devlet Tiyatrosu’nu hayata geçirdik. Artık Kayseri’de bir sahnemiz var. Kadro istedik, kadrolarımız geldiğinde Kayseri’de yerleşik bir sahnemiz olacak. Kayseri Devlet Tiyatrosu’nun var olması etrafındaki bazı illere turne götürmemiz acısından bir dayanak olmuş oldu. Kayseri Devlet Tiyatrosu ve Edirne Devlet Tiyatrosu, Devlet Tiyatroları’na büyük bir zenginlik kattı. Beş yıllık plan içersinde Mardin dâhil yeni bölgeler ve yeni sahneler hayata geçirmiş olacağız.

-Adana Devlet Tiyatrosu’nda görev yaptığınız süre içersinde Devlet Tiyatroları tarihinde bir ilki gerçekleştirdiniz. Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali’ni başlattınız. Birçok şehirde festivaller gerçekleşti. Bu yıl festivaller devam edecek mi?

Adana Festivaliyle ilgili bir planlama yaptık fakat pandemi nedeniyle 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde başladığımız festivali kimseyi riske atmamak için 27 Nisan tarihine attık. Planlama yaparken hem açık alanla ilgili hem kapalı mekânla ilgili bir çalışma yaptık. Ümit ediyorum, bu salgın kontrol altına alınırsa festivallerimizi yapacağız. Geçen sene Bursa’da başladık bir hafta sonra Avrupa kapılarını kapattı. Festivalimiz yarım kaldı. Bu sene de bütün festivallerle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Yaklaşık 3 aydır tiyatrolarla görüşüp programlar yapıyoruz. Eğer salgınla ilgili kontrollü bir durum söz konusu olursa festivallerimizi yapmaya devam edeceğiz. Elimizde olmayan sorunlar söz konusu olursa bir sonraki yıla erteleyeceğiz.

 

TİYATRO BARIŞTIR, BİRBİRİNİ ANLAMADIR!

-Bursa’da da Devlet Tiyatroları’nın önderliğinde “Balkan Festivali” başlattınız. Bu festivalden biraz bahseder misin? Neyi amaçladınız.

Bursa’nın nüfusunun %50’si Balkan soydaşlarımızdan oluşuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne oyun koyarken “Burada bir Balkan Festivali olsa ne güzel olur” diye düşünmüştüm. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olunca Uluslararası Balkan Festivali’ni başlattık. Yunanistan, Hırvatistan Sırbistan, Bosna Hersek, Kosova gibi Balkanlar’da bir araya gelmeyen ülkeleri Bursa’da bir araya getirdik. Sanat insanları birbiriyle barıştırmakta köprüdür. Tiyatro barıştır, sevgidir, birbirini anlamadır. Bu festivallerin böyle bir amacı var. Biz modern ve güzel bir ülkeyiz bizi sanatımızla tanısınlar. Çok yetenekli yaratıcı insanlarımız var. O yüzden kültürümüzü ulusaldan evresele taşımak bizim için önemli.



‘YENİ YAZARLARIMIZI DESTEKLEYECEĞİZ’


-Göreve gelir gelmez bir proje yaparak kadın yazarların oyunlarını sahneye taşıdınız. İlk kez kadın yazarların eserlerini kadın yönetmenler gerçekleştirdi. Kadın sahne tasarımcıların kostümlerine sergiler yaptırdınız. Şimdi de “Kadın Oyunları Yazma” yarışması düzenliyorsunuz. Adeta proje insanısınız. Bu konuda ne demek istersiniz?

Devlet Tiyatroları’nın önemli misyonlarından olan repertuara yeni yazar kazandırmak için Cumhuriyet’in 100. Yılı münasebetiyle Cumhuriyet Dönemi’nde Kadın üst başlığıyla kadın hikâyelerini anlatan bir Oyun Yazma Yarışması düzenledik. Devlet Tiyatrosu’nda kadın yazarlarımıza yer verdik. İlk kez Devlet Tiyatroları’nda oyun oynayan kadın yazarlarımıza teşvik ödemesi yaptık. Kadın yazarlarımızın desteklenmesi taraftarıyım. Yeni yazarlarımıza Devlet Tiyatrosu’nda yer açmak istiyorum. Bu sene yaptığımız Oyun Yazma Yarışması’nda yeni yazarlarımızı destekleyeceğiz. Bu şekilde hem repertuarımıza yeni yazar kazandırıyoruz hem de dönüp dolaşıp aynı oyunları oynamıyor repertuarımızı zenginleştiriyoruz. Sadece Türkiye’de değil yeni yazarlarımızın aynı zamanda başka ülkelerde de repertuarlarda yer almasını istiyorum.

‘ÖZ KÜLTÜRÜMÜZÜ EVRENSELE TAŞIMAK İSTİYORUM’

Yerli ve milli olmaktaki kastım bağnazlık tutuculuk değil, öz kültürümüzü evrensele taşımak. O yüzden istiyorum ki, kendi yazarlarımız, sanatçılarımız, dramaturglarımız, tasarımcılarımız dünyada iş yapsın istiyorum. Onun için bu haftaları yapıyoruz. Klasiklere yer veriyoruz. Yerli yeni yazarlara yer veriyoruz. Aynı zamanda da bu yazarlarımızı dünyaya tanıtmak istiyoruz. Örneğin Sabahattin Kudret Aksal’ın “Sonsuzluk Kitabevi” adlı oyununu sahneledik. Evrensel modern bir oyun oldu. Arnavutluk’ta Elbasan şehrine turne yaptık. Turneye giderken Sabahattin Kudret Aksal’ın da oyununu Arnavutçaya çevirip kitap haline getirip izleyenlere dağıttık. Böyle evrensel bir eser, Arnavut dilinde okunabilsin istedik. Yazarımızın hem de kitabını götürdük, hem eserini oyuncularımızla uygulamalı gösterdik.

TİYATRO, TİYATRODA GÜZEL!

-Dijitale yönelme söz konusu bu konu hakkında ne söylemek istersiniz?

Dijital platform seyircilerden kopmamak için yapılan bir şey, bana sorarsanız dijitalde tiyatro olmaz. Çok konsantre olarak izlediğin bir ortam değil. Tiyatro aynı anda seyirciyle nefes alıp vereceğin sahnede yapabileceğin aynı anda olacak bir şey. İzlerken de çok heyecanlı olmuyor. Tiyatro tiyatroda güzel.

‘BÜYÜK VE GÖRKEMLİ OYUNLAR YAPMAK İSTİYORUZ’

-Yeni normalleşmeyle insanlar kapalı alan korkularını az da olsa törpülemeye başladı. Gelecek repertuarlarınızdan biraz bahseder misiniz?

Ağustos ayında çok güleç yüzlü bir repertuar hayal etmiştik “Lüküs Hayat” müzikali yapmıştık fakat salgın süreci bütün planlarımızı bozdu. Az kişilik oyunlara yöneldik, üniversite ve liselerin açılmaması, kronik hastaların evlerinden çıkamaması, çalışma saatlerin dönüşümlü olması gibi sorunlar seyirci kitlesini azalttı. İnsanların sağlık problemleri ön plana çıktı. İnsanlar kapalı mekânlara girmeye korkar oldu, birçok alışveriş merkezleri de kapatılınca seyirci sayıları azaldı. Sahnelerimizi Pandemi çok etkiledi ama biz her şeye rağmen açık alanlarda seyirciyle bağımızı koparmamak için “Kamyon Tiyatrosu” ve “Açık Hava Yaz Oyunları’nı” planladık. Gelecekte yine aynı planlarımız geçerli, büyük ve görkemli oyunlar yapmak istiyoruz. Repertuarımız var fakat içinde bulunduğumuz salgın sürecinin kontrole girmesini bekliyoruz. Önümüzdeki süreçte Yunus Emre yılı, Hacı Bektaş-ı Veli yılı Ahi Evran yılı gibi çalışmalarımız olacak.



Tiyatro Gazetesi okuyucularına söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Türkiye’nin takip ettiği bir gazetesiniz. En güzel yanı sadece Devlet Tiyatrosu’ndan değil, Türkiye’deki bütün tiyatro hareketinden haberdar oluyorsunuz. Tiyatro Gazetesi’ni bütün ay yanımda bulunduruyorum.



– Bize vakit ayırdınız teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Devlet Tiyatroları 70 yıllık bir kurum, fakat bir tiyatro müzesi yok. Eğer yapabilirsem gücüm yeterse tiyatro müzesini hayata geçirmek istiyorum. Geçmişten bugüne yaptığımız pek çok oyun maketlerinden çizimlere, kostümlere ve aksesuarlara kadar kullandığımız 70 yıllık birikimi bir araya getirmek istiyorum. Yurt içi ve Yurt dışından gelen insanlar bu müzeyi gezsin istiyorum. Biz devasal bir kurumuz ve Ankara Devlet Tiyatrosu’na “Devlet Tiyatrosu Müzesi” çok yakışır.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU

Sevgili Koç burçları, bugün aşk hayatınızda hiç beklemediğiniz sürprizler sizleri bekleyecek. Uzun zamandır duymak istediğiniz müjdeli bir haberi sonunda alıyorsunuz. Kendinizi yeni bir ilişkiye hazır hissetmeseniz bile kartların sizin için yeniden dağıtıldığını göreceksiniz.

BOĞA BURCU YORUMU

Sevgili Boğa burçları, bugün sosyal ve iş anlamında kendinizi daha iyi ifade etme imkanına sahip olabileceğiniz bir gün olacak. Kendinizi sevdiklerinizle birlikte daha güvende hissederken kariyer anlamında yeni fırsatların geldiğini fark edecek ve bunları değerlendirmek isteyeceksiniz.

İKİZLER BURCU YORUMU
YENGEÇ BURCU YORUMU

Sevgili Yengeç burçları, bugün duygularınız ve mantığınız arasındaki dengeyi korumak konusunda zorluk yaşacaksınız. Kendinizi daha iyi bir şekilde ifade etmek için her zamankinden daha sakin bir ruh hali içinde olmanız gerekiyor. Tek yapmanız gerek bir şeyler yaratmak için insiyatif almak. Bunun sizi daha iyi hissettirdiğini göreceksiniz.

ASLAN BURCU YORUMU

Sevgili Aslan burçları, bugün sosyal ve iş anlamındaki ilişkilerinizdeki dengelerin yavaş yavaş bozulduğunu hissettiğiniz bir gün olacak. Kendinizi koruma konusunda zorluk yaşayacaksınız. Bu durumda hayal kırıklıklarının artmasına neden olacak. İsteklerinizin ve hayallerinizin peşinden giderken bir kez daha hayatınızı sorgulayacaksınız.

BAŞAK BURCU YORUMU

Sevgili Başak burçları, bugün yorucu geçen birkaç günün ardından kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz. Her şeyin yavaş yavaş yoluna girdiğini fark edecek ve kendinizi ifade etme konusunda yeni yollar deneyeceksiniz. Bu denemeler sonuçlarını verdiğinde daha mutlu olacaksınız.

TERAZİ BURCU YORUMU

Sevgili Terazi burçları, şu anda insanların sizi dinlemesi konusunda zorluk yaşayabilirsiniz. Çevrenizdeki insanlarla fikirlerinizi paylaşmadan önce mutlaka kendi süzgecinizden geçirmeye özen gösterin. Fikirlerinizi iletme konusunda daha akıllı olmadığınız sürece hiçbir yere varamazsınız.

AKREP BURCU YORUMU

Sevgili Akrep burçları, son dönemde kendinize iyi bakmadığınızı hissediyorsunuz. Gezegenlerin yerleşiminden kaynaklı olarak yaşam tarzınızı disipline etmeniz gereken bir gün karşınızda olacak. Çalışmanın yanında kendinize zaman ayırmaya özen gösterin. Aksi takdirde uzun vadede yaptığınız planları askıya almanız gerekebilir.

YAY BURCU YORUMU

Arkadaşlarınıza ve aile üyelerinize ne planladığınızı ve nereye gittiğinizi bildirin, ardından onları geziye katılmaya davet edin. Bugünün Venüs-Mars bağlantısı, diğer insanları planlarınıza dahil ederek bazı ciddi liyakat puanları kazanabileceğiniz anlamına gelir.

OĞLAK BURCU YORUMU

Sevgili Oğlak burçları, bugün hem fiziksel hem de psikolojik olarak yoğun bir gün yaşıyorsunuz. Sevdiklerinizle zaman geçirme isteğiniz ağır bassa da aslında tüm gün boyunca yapmanız gereken işlerle boğuşmak zorunda kalacaksınız. Derin bir nefes alın ve işleri yoluna koymak için gayret gösterin.

KOVA BURCU YORUMU

Bugünün Venüs-Mars bağlantısı, haritanızın en dinamik iki açısını kesiyor, bu nedenle yaratıcı bir çabada başarılı olmak istiyorsanız, şimdi ona en iyi şansı vermenin tam zamanı. İnsanların fikirlerinize ne kadar açık olduklarına şaşırabilirsiniz.

BALIK BURCU YORUMU

Sevgili Balık burçları, bugün maddi ve finansal açıdan kendinizi çok zorladığınız bir gün olacak. Özellikle geleceğe yönelik olarak yaptığınız yatırımların meyvelerini toplayacağınız bir gün sizleri bekliyor. Kendinizi ifade etme konusunda her zamankinden dah şanslı olacaksınız.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM