KAYBEDENLER ÜLKESİNDEN BİR MEKTUP DAHA

KAYBEDENLER ÜLKESİNDEN BİR MEKTUP DAHA

İzin alarak paylaşıyorum. Mektubundaki şu ifadeye dikkatinizi çekmek istiyorum: “Benim geleceğimi, düşüncelerimi önemsizleştirdiler. Ben de mesleğimi önemsizleştirdim. Yazık oldu. İkimiz de kaybettik!” İşte kaybedenler ülkesinden bir mektup daha!
***
Hocam görülür ve yakınlarım okur kaygısıyla kimliğimi saklayarak yazıyorum. “Annesine, tıp kazansam dahi sana inat gitmeyeceğim!” diyen genci anlıyorum, çünkü aynı durumu ben yaşadım. Vakti zamanında ortaokuldan sonra lise sınavına girip Gökçeada’daki hemşirelik lisesini ilk 10 ile kazanmış bir kızdım. Maalesef ki, “asla hemşire olamazsın”, “asla yatılı okuyamazsın” dayatmalarıyla anne ve babamla karşı karşıya gelmiş ve beni zorla ticaret lisesine yazdırmaya kalkmışlardı. Ve ben de o arkadaşımız gibi istemeye istemeye, zorla, ağlaya ağlaya ticaret lisesinde devamsızlık yapa yapa, yarı dönemde illallah ettirdim öğretmenlerime ve okuldan kendimi attırdım.
Sonra mı? Sonra yine çevrede bir düz liseye yazdırıldım. Orda da okumadım, çünkü ben 8 koca sene o adadaki okulun hayaliyle yanıp tutuştum. Anlayacağınız annem yüzünden liseyi bile bitiremedim. Çok sonra kafama dank etti de dışardan liseyi bitirdim. Baktım olmuyor, kendimi o kurs senin bu kurs benim meslek arayarak, bir meslek edinme çabasıyla oradan oraya vurdum. Ne mi oldum? Ancak bir kuaför oldum…
Ben ki insanlara şifa dağıtacaktım. Ben ki doktor değil hemşire olacaktım. İstesem doktor da olurdum ama annem… Annem beni mahvetti. Annem sırf kendi egosu yüzünden benim mesleki eğitimime izin vermedi. Ona göre kızlar ticaret lisesi okur, mali müşavir olur ve statüsü, anahtarı belli olurdu. Ama olmadım. Bu savaşın iki kaybedeni var hocam. Benim geleceğimi düşüncelerimi önemsizleştirdiler. Bende mesleğimi önemsizleştirdim. Yazık oldu. İkimizde kaybettik hocam.”
***
Bir sohbet ortamı oluşturduğumu hayal ediyorum; orada anneler babalar var, lise ve üniversite çağında gençler var, büyük anne büyük babalar var ve ben sohbeti yönetiyorum. İlk sorum şu oluyor: “Bu kızın annesi babası çocuklarının geleceğini önemsiyor mu?” Sanırım çoğunluk “Evet” diyecektir. O nedenle çocuklarına ilgisiz demek gerçekçi olmaz.
Peki çocuklarının duygu, düşünce ve isteklerini önemsiyorlar mı? Sanırım cevabımız “Hayır” olacaktır. Çocuğunun ne hissettiğini ve ne düşündüğünü önemsemeden çocuğunun geleceğini kendi düşüncelerine göre biçimlendirmeyi önemsemek ne tür bir sevgidir? Bu tür sevgi sağlıklı mı? Çevremizde yaygın mı? Sevmek demek, “bırakalım çocuk ne isterse o olsun,” demek mi? Hem çocuğun hem anne babanın kendilerini var hissedeceği bir sohbet ortamı nasıl oluşur? Bütün bunları sohbet konusu yapmak isterdim.
Benim ülkem hiç farkında olmadan, “Çocuğumun kendisini hiç önemsemiyorum ama onun geleceği benim için çok önemli!” tavrında olan ailelerle dolu. Acaba neden? Yukarıda dile getirdiğim sorularla ilgili düşündüklerinizi merak ediyorum. Böyle bir ortam oluşsa sohbete katılmak ister miydiniz? Selamlar.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU
BOĞA BURCU YORUMU
İKİZLER BURCU YORUMU
YENGEÇ BURCU YORUMU
ASLAN BURCU YORUMU
BAŞAK BURCU YORUMU
TERAZİ BURCU YORUMU
AKREP BURCU YORUMU
YAY BURCU YORUMU

Arkadaşlarınıza ve aile üyelerinize ne planladığınızı ve nereye gittiğinizi bildirin, ardından onları geziye katılmaya davet edin. Bugünün Venüs-Mars bağlantısı, diğer insanları planlarınıza dahil ederek bazı ciddi liyakat puanları kazanabileceğiniz anlamına gelir.

OĞLAK BURCU YORUMU
KOVA BURCU YORUMU

Bugünün Venüs-Mars bağlantısı, haritanızın en dinamik iki açısını kesiyor, bu nedenle yaratıcı bir çabada başarılı olmak istiyorsanız, şimdi ona en iyi şansı vermenin tam zamanı. İnsanların fikirlerinize ne kadar açık olduklarına şaşırabilirsiniz.

BALIK BURCU YORUMU
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM