Erdi Işık: “Özgürce Oyun Yazan Yazarların En Büyük Sığınağı Alternatif Tiyatrolar”

Erdi Işık: “Özgürce Oyun Yazan Yazarların En Büyük Sığınağı Alternatif Tiyatrolar”

“Dionysos’un Çocukları” söyleşi serimizin son konuğu Erdi Işık ile tiyatrodan konuştuk. Doğrusunu isterseniz, Covid’19’un hayatlarımızdaki çok şeyi, ‘şimdilik’ kıldığı; mutsuz, kaygı dolu, gülümsemeyen yüzlerle kuşatıldığımız bu süreçte oyuncu ve yazar Erdi Işık ile sohbet etmek ikimize de iyi geldi.

*****

Pınar Çekirge – Makine mühendisliği eğitiminin ardından, Almanya’da Dramaschule Düsseldorf’ta oyunculuk eğitimi almaya başladın… Mühendislikten tiyatroya yöneliş. Neden tiyatro? Çocuk yaşlardan gelen bir arzu muydu bu? Büyüyünce tiyatrocu olmak mıydı niyetin?

Erdi Işık – Açıkçası, aksine hep mühendis olmak istedim; meğer mühendisliğin tam olarak ne demek olduğunu bilmeden, istemişim bunu.

Pınar Çekirge – Nasıl yani?

Erdi Işık – Sadece benim değil, Türkiye’deki pek çok öğrencinin sorunlarından biri bu aslında. Okumak istediğin bölümün/mesleğin tam olarak ne olduğunu bilmeden oraya adım atıyorsun ve sonrasında o mesleğin kendine uygun olmadığını, fark ediyorsun. Kimi bu gerçeği kısa sürede anlamasına rağmen, okulu bırakmaya cesaret edemezken -ki ben de onlardan biriydim- kimi de, her şeyi göze alıp, kendini başka bir kulvara atıyor. Ben makine mühendisi olmayacağımı okuldaki ilk senemde anlamış olmama karşın, pek çok sebepten ötürü okulu bırakmaya cesaret edemedim; ancak bunun ayırdına vararak kendimi her alanda geliştirmeye ve değişik seçenekler oluşturmaya çalıştım. Tiyatroda hayatıma bu dönemde girdi aslında. Şehir Tiyatroları Gençlik Birimi’yle başlayan yolculuğum bu zamana kadar geldi, diyebilirim. Yalnızca Almanya’da değil, Bosna, ABD, Belçika gibi ülkelerde de tiyatro eğitimine devam ettim. Şu sıralar da Sarajevo’da yapmakta olduğum tiyatro doktoramı bitirmeye çalışıyorum. Tez aşamasındayım, umarım kısa süre içerisinde tamamlayacağım.

Pınar Çekirge – Ve Düsseldorf Capitol Theatre’da buluyorsun kendini. Neler yaptın orada? İlginç bir deneyim olmalı…

Erdi Işık – Yirmi yaşında gittim Almanya’ya ve orada kaldığım yıllar içerisinde Dusseldorf Capitol Theatre’de stajyer olarak görev aldım. Az önce belirttiğim gibi, her anlamda kendimi geliştirmeye çalıştım ve Dusseldorf’ta tanıştığım eğitmen – oyuncu Alex Balga beni kendi ekibine dahil etti. Capitol Theatre daha çok müzikal prodüksiyonlar üreten bir tiyatroydu ve bu bana önemli müzikallerin yapım ekibinde çalışma olanağı sağladı. Dünyanın her tarafından gelen oyuncular, dansçılar ve yazarlarla iletişim kurma ve çalışma fırsatım oldu. Her anlamda benim için inanılmaz ve çok besleyici bir deneyimdi bu.

Yavuz Pak – Biyografini okurken öncelikle dikkatimi çeken eğitimin oldu. Marmara Üniversitesi’nde medya alanında master eğitimi, University of Sarajevo’da Theatre and Cultural Studies bölümünde doktora, pek çok atölye çalışması… Aldığın bu eğitimlerin oyunculuk ve oyun yazarlığına etkisi nasıl oldu?

Erdi Işık – Öncelikle ‘global’ olmamı sağladı. Doktora sürecinde, yaklaşık bir buçuk sene Sarajevo’da yaşadım. Oradaki sinema hocam, Oscar Ödüllü Yönetmen Danis Tanovic’ti ve beni yazarlık konusunda oldukça cesaretlendirdi. Yine Bosna’da belgesel sinema üzerine önemli çalışmaları olan Lejla Panjeta’nın da yazdığım ilk oyunu (Dali’nin Kadınları) geliştirmemde çok katkısı oldu. Aslına bakacak olursanız, lisans eğitimim olan Makine Mühendisliği’nin de yazarlığıma büyük desteği oldu.

Pınar Çekirge – Ne gibi?

Erdi Işık – Oyun yazarlığı, çok yaratıcılık gerektiren bir meslek olmakla birlikte; kendi içerisinde ciddi bir matematik gerektiren bir alan. Mühendislik okumamın belki de bana tek katkısı bu olmuştur, diyebilirim. Yurt dışında pek çok değerli yönetmen, yazar ve oyuncuyla tanışmak, onlarla çalışmak beni yazarlık anlamında ziyadesiyle besledi. Sadece yurt dışında aldığım eğitimler değil, burada Galataperform Yeni Metin Yeni Tiyatro Atölyeleri’nin de üzerimdeki emeğinden de bahsetmesem olmaz. Yeşim Özsoy, Ferdi Çetin, Ozan Akgül gibi eğitmenlerle şahane bir üç yıl geçirdim. ’10 Saniye’ ve ‘Sultana’ adlı oyunlarım da o atölyede ortaya çıktı.

Yavuz Pak – Ve genç oyun yazarı Erdi Işık. Sahnelenmiş dört oyunun var: ‘Hipokrat’, ’10 Saniye’, ‘Sultana’ ve ‘Dali’nin Kadınları.’ Bu oyunlardan bahsedelim mi biraz? Oyun yazarı Erdi Işık’ı konuşalım…

Erdi Işık – İtiraf edeyim ki, yirmi beş yaşına kadar sadece oyunculuk vardı hayatımda. Birkaç özel tiyatroda oyuncu olarak da görev aldım; ancak yirmi beş yaşından sonra tamamen oyun yazarlığına ve televizyon yöneticiliğine yöneldim. Bundan dolayı da son derece mutluyum. Yurt dışında yazmış olduğum, ilk oyunum olan ’Görkemli Domatesli Pasta’ -sahnelenen adıyla ‘Dali’nin Kadınları’-  için çeşitli tiyatrolarla görüştüm; ancak piyesi pek kimseye okutamadım. Genç ve yeni bir oyun yazarı olarak bu sektörde yer edinebilmenin ne kadar güç olduğunu da, böylece anlamış oldum. Sonrasında Kerem Alışık’ın desteğiyle, süreç hızlandı ve bir yıl içerisinde oyunumun sahnelenme durumuna şahit oldum. ‘Dali’nin Kadınları’, üç sezondur devam ediyor ve ilk sezonunda tam tamına otuz beş bin kişi tarafından izlendi. Bu ilk oyununu yazmış olan bir yazar için, elbette oldukça önemli bir sonuç. ‘Dali’nin Kadınları’, yazar olarak beni, Türk Tiyatrosu’na tanıtan iş oldu ve sonrasında pek çok tiyatroyla işbirliği yapmaya başladım. Hemen sonrasında, ‘Sultana’ Galataperform’da sahneye taşındı. Ancak oyunun yapımcısı ve mekanı olan Taşra Kabare’nin kapanması nedeniyle ‘Sultana’ sadece dört kez izleyiciyle buluşabildi. Bir gün bir şekilde yeniden aynı ekiple, oyunu hayata geçireceğimizi umuyorum. Bir sonraki yıl da, ‘Hipokrat’ ve ’10 Saniye’ sahnelendi. Her iki oyunum da, oyun yazarı olarak beni, geniş kitlelerin tanımasını sağladı. Bu oyunlarımla geçtiğimiz tiyatro sezonunda (2019 – 2020) iki kez Yılın Yazarı Ödülü’ne layık görüldüm. Yazmak beni, hayatta motive eden tek şey, diyebilirim. Bu bağlamda, tiyatro yazınımıza uzun yıllar eserler verebilmek en önemli amacım zaten.

Yavuz Pak – Eğitmenlik de yapıyorsun, değil mi?

Erdi Işık – Evet, çeşitli kurumlarda oyunculuk ve senaryo dersleri veriyorum. Veriyordum, daha doğrusu… Son zamanlarda işlerimin yoğunluğundan dolayı eğitmenliğe biraz ara verme kararı aldım. Ama doktor unvanını aldıktan sonra, bir üniversitede part time olarak eğitmenliğe devam etme niyetim var.

Pınar Çekirge – Oyuncu kendini keşfettirmek zorunda demişsin… Oyuncu önce sektöre kendini keşfettirmeli… Peki, ya sonra ?

Erdi Işık – Aslında ilk olarak oyuncu ‘kendini’ keşfetmeli. Tanımalı. Sonrasında her anlamda kendini geliştirip, sektörde kendisini en iyi nasıl tanıtacağını -bir diğer deyişle keşfettireceğini- bilmeli. Fayda sağlayacağını düşündüğü tiyatrolarla görüşmeli, gerekirse asistanlıktan başlayıp o kurumun tüm birimlerinde çalışmalı ve en nihayetinde kendini en iyi şekilde gösterebileceği bir oyuna dahil olmalı. Sonrasında oyun da başarılı olursa, zaten bir biçimde, bu sektörde yer edinmeye başlayacaktır. Bu, kuşkusuz uzun bir süreç. Yetenek, özveri ve çalışkanlık yetmiyor, her şeyden önce sabretmeli. Yılmamalı. Kendini geliştirmeli.

Pınar Çekirge – Çoğu kez ‘sosyal medyadaki takipçi sayısının başarı ölçütü‘ sayılması tiyatro ve dizi sektörünü nasıl etkiliyor ya da etkileyecek?

Erdi Işık – Instagram kullanmıyorum. Otuz bir yaşındayım ve şu zamana kadar hiçbir işimi instagram üzerinden almadım. Bulunduğum yere sosyal medya vesilesiyle de gelmedim. Her zaman için yetenek, çalışkanlık, sabır ve azmin daha önemli olduğunu düşündüm, inandım ve bu uğurda mücadele ettim. Hala da ediyorum. Tiyatroda son dönemde ‘celebrity’ oyuncu oynatma kaygısını anlayabiliyorum, ama genç oyunculara da mümkün olduğunca fırsat verilmesinden yanayım. Televizyon sektörü, tiyatrodan bambaşka bir alan. Orada çok daha farklı etkenler var. Yapımcılar, dizilerini geniş kitlelere tanıtabilmek için, ister istemez sosyal medya hesaplarına bakıyorlar -her ne kadar doğru bulmasam da- bunun dizinin başarısına katkısı olduğunu sanmıyorum; ancak dizilerin önemli bir kazanç kaynağı olan yurt dışı satışlarına etkisi olduğunu düşünüyorum. Örneğin, takipçi sayısı beş, on milyon olan bir oyuncunun başrolünde yer aldığı bir diziyi yurt dışına pazarlama imkanınız daha kolay olabiliyor.

Yavuz Pak – Son yıllarda sayısı hızla çoğalan alternatif tiyatrolar hakkındaki görüşlerin?

Erdi Işık – Aslında son zamanlarda, pandemi nedeniyle, maalesef alternatif tiyatroların sayısı azalıyor. Seyircinin tiyatroya nasıl yaklaşacağı hala belirsizliğini koruyor çünkü. Şu sıralar sahneler açık olsa da, pandeminin etkisini kısa sürede atabileceğimizi düşünmüyorum. Umarım 2022 her anlamda tiyatromuz için bir yeniden doğuş olur. Alternatif tiyatroların mümkün olduğunca desteklenmesi gerektiğini savunuyorum. Bir yazar olarak da bu konuda elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Bu sezon, hem ’10 Saniye’ hem de yeni oyunum ‘Düğün Şarkıcısı’ alternatif tiyatrolar tarafından sahnelenmeye devam edecek.

Yavuz Pak – Ekonomik, siyasi baskılar ve tabii Covid’19… Tiyatronun yakın geleceği sence nasıl? Tekrar altın yıllara dönme ihtimali artık uzak bir rüya mı?

Erdi Işık – Yukarıda da belirttiğim gibi, virüs nedeniyle henüz seyircimiz kendini tam olarak güvende hissetmiyor. Kapalı alanda tiyatroya gitmeyi bir risk olarak görüyor. Buna da saygı duyuyorum. Tiyatro her zaman vardı ve var olmaya da devam edecek. Salgın döneminde her ne kadar çok sayıda özel tiyatro kapanmış olsa da, ‘direnen’ onlarca tiyatro var. Her şeye rağmen, tiyatro yapan yapmaya çalışan meslektaşlarıma saygım, güvenim sonsuz. Onların bu mücadelesi, eminim tiyatro seyircisini yeniden sahnelere döndürecek. 2022’nin bu anlamda çok daha iyi olacağını düşünüyorum.

Yavuz Pak – Dijital ortamda oyun izlemek giderek alışkanlığa dönüşür mü? Dijitalizm tiyatroyu nasıl etkileyecek sence?

Erdi Işık – Dijitalleşme tüm dünyada hız kazandı; ancak tiyatro, ekrandan izlenecek bir sanat dalı değil. Dünya’nın en iyi dijital oyun gösterisini seyretmek bile, herhangi bir oyunu asıl mekanında izlemekten daha keyifli değil. Bunun hepimiz farkına vardık aslında. Dijital tiyatro olmaya devam edecek; ancak tiyatro tamamen dijitale yönelmeyecek, yönelmemeli de zaten.

Yavuz Pak – Tiyatronun, neredeyse doğumundan bugüne baş belası olan sansür ve oto sansür mekanizmalarının günümüz tiyatrosundaki izdüşümleri hakkında gözlemlerin nedir?

Erdi Işık – Birkaç sene önce, yapımcı bir arkadaşım yazdığım oyunları okumuş ve kalemimi çok iyi bulduğunu, şahane oyunlar yazdığımı ama, bunların ‘asla’ sahnelenmeyecek oyunlar olduğunu söylemişti.

Pınar Çekirge – Neden böyle bir şey düşünmüş?

Erdi Kılıç – Kalemimi çok cesur bulduğu için. Bir yazar kendisine oto sansür uyguladığı zaman, bence artık yazar olmaktan çıkmıştır. Alternatif tiyatroların öneminden bahsetmiştim az önce. İşte bu sebeple alternatif tiyatrolar olmalı, yaşamalı ve sonuna kadar desteklenmeli. Bu topraklarda özgürce oyun yazan ve yazmaya çalışan yazarların en büyük sığınağı alternatif tiyatrolar çünkü. Sansür sadece tiyatroda değil, sanatın hiçbir alanında olmaması gereken bir şey ve bu konuda maalesef 2021 yılında bile sıkıntılar yaşamaya devam ediyoruz. Umarım yakın gelecekte bunları konuşmak, tartışmak zorunda kalmayız.

Yavuz Pak – Günümüz popülizminin ticari bir metaya indirgeyerek kuşatmaya çabaladığı bir dönemden geçerken Türkiye’de sanatın ve tiyatronun içerik ve estetik bu kuşatmadan nasıl etkilendiğini düşünüyorsun?

Erdi Işık – En büyük etkisi oyuncu seçimlerinde oldu bence. Eskiden tamamen ‘no name’ oyuncularla prodüksiyon üreten tiyatrolar bile, şimdi ünlü isimlere yöneliyorlar. Popüler oyuncuların, tiyatrolarına seyirci çekeceğini düşünüyorlar çünkü. Bu yüzden onları yadırgamıyorum da, özellikle tiyatronun can çekiştiği, yaşamaya çalıştığı şu dönemde. Oyuncu seçimlerinin yanı sıra, kimi sahnelerin de AVM’ler içerisinde yer alması da, aslında bu popülizmin bir sonucu bence. Bunun pandemi sonrasında da devam edeceğini düşünüyorum. Ben bunlarda bir sorun görmüyorum, tek endişem ‘estetik’ açıdan zarar görmemiz. O konuda da işini layığıyla yapan tiyatrocu meslektaşlarıma güveniyorum ve iyi oyunların her zaman ilgi ve değer göreceğini,  düşünüyorum.

Yavuz Pak – Bugün evrensel olarak avangard olarak tanımlanabilecek bir tiyatral eyleyiş var mıdır?

Erdi Işık – Benim için evrensel tiyatro var sadece. Oyun yazarken de buna dikkat ediyorum açıkçası. Bu tanımların daha çok geçmişte kaldığını düşünüyorum.

Pınar Çekirge – Buğulu bir pencere camına ilk ne yazardın?

Erdi Işık – Tek bir kelime: “Sabır!”

Pınar Çekirge – Son olarak sahneye konmuş eserlerini seyirci koltuğundan izlemek nasıl bir duygu?

Erdi Işık – Şahane bir duygu. Her şeyden önce inanılmaz bir heyecanla izliyorsun oyunlarını. Kendi adıma heyecanla- panik atağa eş değer, bir ürperişle, kalp çarpıntısı ve  bir yandan da ‘ya bir terslik olursa’, endişesiyle izliyorum. Mutluluk, heyecan, korku hepsi iç içe geçiyor kısacası.

*****

Sonbaharın ilk günleri. Gök sabahtan beri bulutlu Yağmur yağdı yağacak.

Hayal aurası yaratmada ki başarısı kadar, hayatın duygu tonlarını repliklere ilikleyen becerisi, yeteneğiyle kendi değerini var eden Erdi Işık için hayattaki her sorunun yanıtı tiyatro…. Daha ne olsun ?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Bugün içinde bulunduğunuz durumları daha net bir şekilde değerlendirebileceksiniz. Sabırlı ve disiplinli yapınız sayesinde hedeflerinize daha fazla odaklanabilir ve kararlarınızı daha sağlam bir zemine oturtabilirsiniz. Kendinize güvenin ve sizi rahatsız eden konuları çözmek için adımlar atın. Ayrıca, detaylara önem vererek işlerinizi daha verimli bir şekilde sonuçlandırabilirsiniz. Keyifli bir gün geçirmenizi dilerim.

KOVA BURCU YORUMU

Bugünün Venüs-Mars bağlantısı, haritanızın en dinamik iki açısını kesiyor, bu nedenle yaratıcı bir çabada başarılı olmak istiyorsanız, şimdi ona en iyi şansı vermenin tam zamanı. İnsanların fikirlerinize ne kadar açık olduklarına şaşırabilirsiniz.

BALIK BURCU YORUMU

Bugün duygusal olarak daha hassas olabilirsiniz. İnsanlarla iletişimdeki inceliğiniz sayesinde yanınızdakilere destek olabilir, onları rahatlatabilirsiniz. Ancak, kendi duygusal ihtiyaçlarınızı da göz ardı etmemelisiniz. İçsel dengeye odaklanmak ve kendinize zaman ayırmak için fırsatlar yaratın. Enerjinizi doğru yönlendirmek, hobilerinize zaman ayırmak veya rahatlama teknikleri kullanmak size iyi gelecektir. Kendinizi yeniden motive etmek için yapıcı düşüncelere odaklanın ve geleceğe umutla bakın.

YAZARLAR / Tümü
admin: hafta sonları gitmeli
2023-07-15 00:59:20
İlhan erdinç: Kaleminize sağlık👏👏👏
2023-02-23 09:35:47